DOSTLUK,ARKADAŞLIK,AŞK,SEVGİ ADINA HERŞEY....
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

İnternet Sitesi Kurmak

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1
avatar

Erkek
Yaş : 34 Kayıt tarihi : 23/03/08 Mesaj Sayısı : 405 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : bilgisayar mühendisliğine doğru ilerliyoz Lakap : esrarengiz

MesajKonu: İnternet Sitesi Kurmak   Perş. Mart 27, 2008 3:05 pm

Son adım ise oluşturacağınız siteyi, Web evsahibinin sitesine aktarmak ve yeni sitenizi tanıtmaya başlamaktır.
Internet Sitenize Alan Seçme
Internet'te site isimlerinin çok önemli olduğunu biliyorsunuz. Internet'te bir alan açtığınız anda, bütün dünyanın bu sitenin varlığından haberdar olması mümkün olmadığına göre, sitenizi elinizden geldiğince tanıtacak; kartvizitinize, faturalarınıza, basılı her türlü kağıdınıza, sitenizin adresini koyacaksınız. Bu amaçla tanıdığınız herkese elektronik posta yollayacak, hatta belki de bu işin ticaretini yapan firmalardan isim, adres, faks numarası veritabanı satın alarak, muhtemel ziyaretçiniz olabilecek herkese, duyuruda bulunacaksınız. Eğer siteniz bir inanç ve dava adına oluşturuluyorsa, dost-hasım ama muhatabınız olabilecek herkesin bu sitenin varlığını öğrenmesini sağlayacaksınız. Bu kişiler, tabiî, duyurunuzun cazibesine bağlı olarak, sitenizi ziyaret edecekler ve sayfanızın cazibesine bağlı olarak browser programlarına bir kestirme işareti (bookmark) koyarak, ilerde daha kolay ziyaret etmek isteyeceklerdir.
Web evsahibinizden bir sebeple hoşlanmadığınızı ve verilen hizmetten memnun kalmadığınızı düşünelim. Bu yüzden Web sitenizin adının da değiştirilmesi gerekirse, yaptığınız bunda tanıtım ve bastırdığınız bunda tanıtım malzemesi boşa gidecektir. Oysa sitenizin adını koruyabilirseniz, Tescil Kurumu'na bir başvuru ve bir hafta kadar bekleme sonucu, aynı isimle başka IP adresinde tekrar ziyaretçilerinizin karşısına çıkarsınız ve hiç kimse sitenizin yer değiştirdiğini bile farketmez. Sitenizin adını elinizde tutabilmeniz için bu ismin size ait olması gerekir.
Internet'in bu yıl yürürlüğe giren yeni Domain Adı Tescil Kuralları çerçevesinde, her ülkede Domain adları tescilini, Üst Düzey Alan İdarecisi (TLD, Top Level Domain Administrator) denen yetkili bir kurum veya kuruluş yapmaktadır. Türkiye için ayrılan üst düzey adı ".tr" şeklindedir. Bu üst düzey adını taşıyacak alan adı tahsislerini yapmaya yetkili TLD yöneticisi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgiişlem Daire Başkanlığı'dır (http://dns.metu.edu.tr). Sonu "TR" ile biten bütün ikinci düzey alan adlarına (.bbs.tr, .com.tr, .org.tr, .gov.tr, k12.tr, .net.tr, .nom.tr, .gen.tr ve .mil.tr) tahsis edilecek IP adreslerini bu kurum tescil eder.
Yakın zamana kadar ticaretle uğraşsın, uğraşmasın dernek, hükumet kuruluşu veya askerî kurum olmayan kişi ve firmalar Internet sitelerine "com" ile biten isimler alabilirlerdi. Ancak belirli ikinci düzey alan adları diğerlerine oranla fazla kapışıldı. Uluslararası Internet kurulu şimdi ticaret kurumu olarak kayıtlı olmayan firmalara veya kişilere ".com" alanında ad tescili yapmıyorlar. Kişiler artık sitelerine sadece ".nom.tr" ile biten isimler alabilirler. Yasayla kurulmuş veya yasaya uygun bir tüzüğü bulunan dernekler ise ".org.tr" alanında site ismi alabilirler. Hükumet daireleri veya kamu kurumları, ".gov.tr" (hükumet, government), ve askerî nitelikteki kurum veya kuruluşlar ise ".mil.tr" (askeriye, military) ile biten isimler alabilirler. Yeni kurallara göre ".k12.tr" orta öğretim kurumlarına ayrılmış bulunuyor. Internet hizmeti sunan kuruluşlar ".net.tr" alanında tescil edilebilirler.
Kişiler ise kendi şahsî siteleri için ".nom.tr" veya "gen.tr" Domain'inde isim tescil ettirebilirler. Firmalar da isterlerse ".com.tr" yerine ".gen.tr" alanında isim alabilirler. Dünyanın bir çok ülkesinde bulunmayan ".bbs" alt grubu, henüz Türkiye'de veriliyor ve 40 civarında site bu adı taşıyor.
Son sayımda Türkiye'de "com.tr" alanında 7,500, ".org.tr" alanında 443, ".edu.tr" alanında 107, ".k12.tr" alanında 70, ".gov.tr" alanında 224, ".net.tr" alanında 88, ".gen.tr" alanında 700 civarında site vardı. 40 site ise ".nom.tr" alanında bulunuyordu.
Internet Sitenizin Tescili
ISS'ler ve onlara omurga ile bağlantı sağlayan ikinci düzey hizmet sunucular, kendilerine Türk Telekom'un bir kuruluşu olan TURNET tarafından tahsis edilmiş IP adreslerini, sitesine evsahipliği yaptıkları kişilere verebilirler. Bu nedenle siz, bir evsahibi firma ile anlaşma yaptığınızda, büyük bir olasılıkla, isim tesciliniz ücretsiz yapılacaktır. Ancak firmalar bu ismin ve IP adresinin Internet'in ilgili birimlerine, Avrupa IP Ağı'na (RIPE, Reseaux IP Europeens) ve InterNIC denen genel tescil kurumuna "yayınlanması" için bir ücret talep edebilirler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://buldunya.tr.gg

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1
avatar

Erkek
Yaş : 34 Kayıt tarihi : 23/03/08 Mesaj Sayısı : 405 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : bilgisayar mühendisliğine doğru ilerliyoz Lakap : esrarengiz

MesajKonu: Geri: İnternet Sitesi Kurmak   Perş. Mart 27, 2008 3:06 pm

http://rs.internic.net) de bulabilirsiniz.
Internet'in kısa zamanda yürürlüğe girmesi beklenen yeni isimlendirme kuralları, yeni Üst Düzey Domain'ler oluşturulmasını öngörüyor. Bunları şimdiden tanımanızda yarar var:
.arts Kültürel ve sanatsal amaçlı kurum veya kuruluşlar
.firm İş kuruluşları ve firmalar
.info Enformasyon hizmeti veren siteler
.rec Eğitim ve spor amaçlı faaliyetler
.store Elektronik ticaret mağazaları
.web Web hizmeti veren kurum veya kuruluşlar
İsim bahsini kapatmadan önce, beğendiğiniz bir ismin başka bir kişi, kurum veya firma tarafından daha önce alınıp alınmamış olduğunu araştırmanız gerektiğini hatırlatalım. Bunu, InterNIC sitesinde kolayca yapabilirsiniz. Son sayımda, hergün tescil edilen Site adı sayısı 20 bini bulmuştu! Bu nedenle beğendiğiniz bir isim muhtemelen alınmış olabilir. Bulacağınız ismin kısa anlamlı olmasına dikkat edin.
Firmanız için site adı alacağınız zaman, tescilli ticaret markası olarak size ait bir kelimenin başka biri tarafından Domain adı olarak tescil ettirildiğini görürseniz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi veya InterNIC kanalıyla o ismin kullanılmasını durdurabilirsiniz, ama siz de o adı kullanamazsınız. Bu nedenle beğendiğiniz bir adı başka birinin ticaret markası olarak tescil ettirip size engel olmasını önlemek için, bulduğunuz adı önce ticaret markası olarak tescil ettirin ve daha sonra tescile yetkili kuruluşda başvurun.
Bu bahiste son olarak, Domain isimlerinin tescili için size yardımcı olabilecek kuruluşlardan da söz edelim. Bulduğunuz ismin tescil işini bir ISS veya Web evsahibi firmaya bırakırsanız, tabiî firmaya bağlı olarak bir sorunla karşılaşmayabilirsiniz. Fakat bu adı kendiniz tescil ettirmeye kalkarsanız, tescil kurumları sizden genellikle iki Domain Server'ın IP numarası istenecektir. Bir evsahibi ile anlaşmadan böyle bir adrese sahip olmanız mümkün olamaz. Bu sorunu ortadan kaldırmak için bazı firmalar sizden bir ücret alarak, bulduğunuz site adını sizin isminize fakat kendi IP numaraları ile tescil ettiriyorlar. 35-40 Dolar'a bu büyük bir kolaylık. Sonra, bir Web evsahibi ile anlaştığınızda, bu sitenin IP adresini değiştirmekle yetiniyorsunuz.
Bu tür yardım sağlayan güvenilir firmalar arasında 123 Domain Me! (www.123domainme.chm), Alldomains (www.alldomains.com), Tabnet Registration Services (www.tabnet.com) sayılabilir. Bu alanlarda, beğendiğiniz bir ismin başkası tarafından alınıp alınmadığını da araştırabilirsiniz. Alldomains firması Türkiye için de tescil talebi kabul ediyor.
Evsahibinizi değiştirmek istediğinizde, ilk tescile benzer bir işlem yapmak zorundasınız. Anlaştığınız yeni evsahibinden IP adres numarasını isteyin, ve Tescil makamına adres değişikliği için başvurun. Tabiî, bu arada Web sitenizin tam bir kopyasını çıkartıp, yeni evsahibinin bilgisayarına aktarmak zorundasınız. Bir hafta ile on gün arasında bütün Internet Domain Name Server merkezlerine yeni IP adresiniz yayınlanacaktır. Bundan sonra eski sitenizi istal edebilirsiniz.
Bölüm III: Web Sitesi Tasarımı
Evet, şimdi artık sitenizin adı belirlenmiş, nerede olacağına karar verilmiş bulunuyor. Web sitesi için nasıl bir yol izlemeye karar vermiş olursanız olun, bundan sonra yapacağınız iş, her türlü site tarzı için aynı sayılabilir. Aslında Web sitesi dediğimiz şey, önce sizin bilgisayarınızda, sonra Web Server bilgisayarında bir dizin ve onun içinde bir çok alt-dizine dağılmış bilgisayar dosyaları demektir. Sitenizi kendi bilgisayarlarınızda, kendi Server'ınızda oluşturmak ve bunu kiralık bir hatla Internet'e bağlamaya karar verdiyseniz, Web siteniz büyük bir ihtimalle, tasarlandığı bilgisayardan Web Server'a yerel alan ağı ile aktarılacak demektir. Ücretsiz bir Web sitesi edindiyseniz, Server sahibinin talimatı doğrultusunda, sayfalarınızı site sahibinin sitesine muhtemelen FTP yolu ile aktaracaksınız. Bir Web evsahibi ile anlaşma yaptıysanız, izleyenecek yollar aşağı yukarı standart hale gelmiş sayılır. Bütün yapacağınız şey, sitenizi oluşturduktan sonra evsahibinin bilgisayarına aktarmaktan ibaret.
Web evsahibi firma ile anlaşma yaparken, sizin vereceğiniz çeke karşılık, firma da size bir IP adresi ile sizin Web hesabınızın kullanıcı adı ve parolasını verecektir. Ayrıca size bir FTP hesabı açması ve bunun parolasını vermesi gerekir. FTP hesabını, kendi sabit diskinizde oluşturacağınız alanı, evsahibinin bilgisayarına aktarmakta kullanacaksınız.
Yine yaptığınız anlaşmaya bağlı olarak, gelecek elektronik mesajlarlar için POP Posta Kutusu için Server adı, gidecek elektronik mesajlar için SMTP Server adı, size verilen POP Kullanıcı Adı ve parolası gibi bilgilerin de size verilmesi gerekir. Yine anlaşmanıza bağlı olarak, CGI programlarınız için açabileceğiniz dizin, burada kullanabileceğiniz CGI programlarının bulunduğu URL (ve buraya girebilmek için gerekli parola) bilgilerini de istemeniz gerekir.
Bazı evsahibi firmalar, müşterilerine ek hizmetler de sunarlar. Örneğin sitenizi her gün kaç kişinin ziyaret ettiği, bunların sizin alanınıza hangi sitelerden geldikleri gösteren ziyaretçi istatistikleri, ya size hergün elektronik postayla gönderilir; ya da siz firmanın vereceği bir URL'e giderek, kendi istatistiklerinizi kendiniz ararsınız. Bu ikinci durumda muhtemelen size bir parola vereceklerdir.
Evsahibi firma ile anlaşma yaparken verilmesi gereken bütün bilgileri isteyin. Gerçi araştırmalarınız sonucu 24 saat teknik servis veren bir firma bulmuş olmalısınız; ama daha ilk günden sizi zora sokmalarına izin vermeyin.
Site Yönetim ve HTML Yazma Programları
Bu noktadan sonra HTML veya ASP sayfalarınızın tek tek oluşturulması ve bir site bütünlüğüne kavuşturulması gerekir. Site edinmekte hangi yolu izlemiş olursanız olun, sitenizi oluşturmaya FrontPage ile başlamanızı şiddetle tavsiye ederiz. Piyasada yüzlerce HTML editörü ve site yönetim programı bulacaksınız. Bunların bazılarına ihtiyacınız olacak. Ama FrontPage, şu anda piyasada mevcut site oluşturma ve yönetim programlarının sadece en beceriklisi değil, aynı zamanda en kolayı. Ve tabiî, en yaygını ve adeta standart haline gelmiş olanı. Bununla birlikte FrontPage'de de sayfa yaparken olmasını arzu ettiğiniz bir çok imkan ve yeteneğin bulunmadığını göreceksiniz. HTML dilini öğrenmeye başladıkça, sık sık bir düz yazı programının size her türlü HTML editöründen daha kullanışlı geldiği anlar olacak. FrontPage ile yapacağınız sayfalara, başka firmaların programlarında multimedya ekleri yaptığınız günler gelecek. Fakat FrontPage, sadece sayfa tasarımında değil, fakat aynı zamanda yapacağınız sayfaların bir site olarak, evsahibi bilgisayara aktarılmasında, ileride sitenize ekler yaptıkça veya sayfalarda bazı unsurları değiştirdikçe yapabileceğiniz hataları özellikle bağlantı kopukluklarını belirlemenize yardımcı olacaktır.
FrontPage'i kullanmak zorunda değilsiniz; fakat kullanacağınız site yönetim ve HTML sayfa oluşturma programlarının, mutlaka FrontPage'de bulunan şu özelliklere sahip olmasına dikkat edin:
Gördüğünüz Gibi Sayfa Oluşturma: Masaüstü yayıncılık programları ile bilgisayar diline garip bir kısaltma daha girmişti. İngilizce Ne Görürsen Onu Alırsın (What You See Is What You Get) kelimelerinin kısaltılmışı olan WSIWIG (Vizivig, okunuyor) şimdi HTML sayfa yapma programlarının da bir özelliği. Sayfalarınızı, sanki bir kelime işlem programında, ya da masaüstü yayıncılık programında kağıda dökülmek üzere sayfa yapıyormuş gibi, yapıyorsunuz; program sayfanızı HTML kodlarını koyarak saklıyor. Bu programlarla HTML dilini öğrenmek zorunluğu asgariye iniyor. Dikkat edin, "Ortadan kalkıyor," demiyoruz. Çünkü eninde sonunda HTML kodlarına elle ince ayar yapacağınız bir an mutlaka gelecektir. En azından, kullanma izni verilen bir Javascript veya benzeri program parçacığını bir yerde beğenip, sayfanıza ithal etmek isteyeceksiniz. Ne kadar WSIWIG olsalar da HTML editörleri çoğunlukla ilave Script tarzı programları kendi kodlarına ithal etmekte fazla yardımcı olmuyorlar.
Kopuk Bağlantıları Bulma: Site yönetim programınızın, sayfalarınızın arasında veya bir sayfanın çeşitli unsurları arasındaki bağlantıların kopuk olup olmadığını belirlemesi gerekir.
Bütün Sitenizin Şeması: Kullanacağınız site yönetim programı, sitenizin bütün sayfalarını, küçük pullar halinde ve birbirlerine bağlantılarını çizgilerle gösterebilmelidir. Böylece hangi sayfanın nereye bağlandığını, bağlanmamış sayfa olup olmadığını ve özellikle sitede bir sayfaya değil de, tasarlandığı sıradaki gibi sabit diskte bir dizinde duran sayfalara bağlanmış sayfaları görebilirsiniz. Site kavramıyla değil de tek tek sayfalar hazırlamak üzere geliştirilmiş HTML editörleri, çoğunlukla bir sayfadan bir başka sayfaya veya unsuruna bağ yaptığınız zaman, HTML'in bu amaçla açtığı HREF koduna, sabit diskin ve dizinin adını yazar. Site yönetim programınızın, bu sayfaları Internet'teki yeni alanınıza yüklerken, bütün bağlantıları düzeltme kabiliyeti olması, işinizi büyük ölçüde kolaylaştırır.
Microsoft FrontPage, bunlara ek olarak, oluşturacağınız Internet sitesinde, Web Server olarak kullanılan programa bağımlı olmak şartıyla, ziyaretçilerinizle etkileşmenizi kolaylaştıracak başka özelliklere de sahiptir. Bunları da kısaca sıralayalım:
CGI programı yazmadan, Form'lara Action/Hareket kazandırmak: Form'larınıza koyacağınız "Gönder" veya benzeri komut düğmelerinin karşılığı, HTML'in FORM etiketinde ACTION komutunun karşısınaz yazacağınız bir program olacaktır. Bu programlara genellikle CGI programı denilir. Eskiden bütün Web Server'ların UNIX işletim sistemiyle çalıştığı zamanlarda, bu tür CGI programlarını yazmanın en kolay yolu Perl dilini öğrenmekti. Perl nisbeten kolay bir programlama dili olmakla birlikte, işi bilgisayar programı yazmak olmayan kişiler için CGI programı ciddî bir sorun olurdu. FrontPage, Web Server'da FrontPage Extensions adı verilen program yönetmeni yüklenmiş ise, site sahibinin hiç bir programlama dili öğrenmeden Form'larına hareket kazandırmasını mümkün kılıyor.
Tartışma ve Sohbet Grupları Açma: FrontPage ile Web sitenizde kolayca tartışma ve sohbet "odaları" açabilirsiniz ve ziyaretçileriniz bu sayfalarda birbirleri ile karşılıklı yazışabilirler. Yine eski UNIX sistemlerinde bunun için ek program satın almanız gerekiyordu.
Web Sitenizde Özel Alanlar Açma: Frontpage ile oluşturacağınız sayfaları istediğiniz ziyaretçiye açma, istediğinize kapatma imkanı vardır. Özel bir sayfaya girmek isteyen ziyaretçiye, FrontPage Extensions'ın yardımıyla parola sorabilirsiniz. Yine eski Server'larda bunun için özel Unix programları gerekiyordu.
Arama Kutuları Koyma: FrontPage sayesinde ziyaretçilerinize Web sitenizdeki bütün HTML belgelerinin içinde geçen bütün kelimeleri kullanarak arama yapma imkanı verebilirsiniz. "Arama motoru" da denen bu imkandan yararlanabilmek için ilave program üreten firmalara tek kuruş ödemek zorunda değilsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://buldunya.tr.gg

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1
avatar

Erkek
Yaş : 34 Kayıt tarihi : 23/03/08 Mesaj Sayısı : 405 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : bilgisayar mühendisliğine doğru ilerliyoz Lakap : esrarengiz

MesajKonu: Geri: İnternet Sitesi Kurmak   Perş. Mart 27, 2008 3:07 pm

Ve tabiî, FrontPage'in Internet'ten kolayca indirebileceğiniz ücretsiz bir program olmadığını da hatırlatalım. Perakende satış fiyatı 80 Dolar'la 100 Dolar arasında değişen bu programı, NT Server işletim sistemi ile ücretsiz edinebilirsiniz. Programın sadece sayfa editörü olarak kullanılabilecek bir sürümü, Internet Explorer ile ücretsiz verilmektedir. Internet Explorer da çeşitli Internet alanlarından (örneğin, www.microsoft.com) ücretsiz edinilebilir.
Sitenizin Etkinliği
Bir Web sitesi oluştururken, mimarîden basılmak üzere yayın hazırlamaya kadar hemen her tasarım projesinde karşı karşıya kalınan sorunla karşılaşacaksınız: Şekil mi, işlev mi?
Kimine göre, Internet bilgisayarı televizyona çevirdiği için bu kadar ilgi çekmektedir; dolayısıyla Web siteniz baştan sona bir televizyon programı gibi tasarlanmalıdır. Kimine göre, ziyaretçiler bu kadar masraf ve zahmet ederek bir Web sitesine ulaştıklarında, mutlaka yararlanacakları şeyi bulmalıdırlar.
Siz, mimarîde veya mobilyada hangi tarzı daha çok seversiniz? Şekle önem vereni mi, kullanışlılığa önem vereni mi? İnanın bu tercihiniz, yapacağınız sayfalara ve bu sayfaların tümünün oluşturacağı Web Sitesine de kişiliğini verecektir. Web sitesi, bir görsel ifade tarzıdır. Burada biz ne desek, siz yine kendi ifade tarzınızı kendiniz oluşturacaksınız.
Fakat… Unutmamak gereken tek şey, Web sitesinin oyuncak olmadığıdır. Sahibi için oyuncak niteliğinden ileri gitmeyen Web siteleri de vardır. Ama siz, bu kitapçığın en başında kendi kendizine sormanızı istediğimiz soruya verdiğiniz cevaba göre, nasıl bir Web sitesi oluşturmalısınız? Web sitesini sırf eğlenmek, bilgisayarla yeni bir oyun türüne kavuşmuş olmak için mi kuruyorsunuz? Yoksa belirli bir ticarî, fikrî, duygusal, vs., amaca mı hizmet edeceksiniz? Ya da, Web sitenizi kendiniz için mi kuruyorsunuz, başkaları için mi?
Cevabınız "Başkaları" ise, o zaman uygulamanız gereken bazı metamatik kurallar var. Bunların başında da sitenin etkin olması geliyor.
Ekonomi uzmanları, "Etkinlik, harcanan zamana göre elde edilen yararın oranıdır," derler. Bunu kendi Web sitenize uyguladığınızda şu sorulara cevap bulmak zorundasınız:
1. Bu sayfaya gelecek ziyaretçi aradığını kolay buluyor mu?
Bir Web sayfasında aranan unsurun kolay bulunması, herşeyden önce sayfanızın ziyaretçinin bilgisayarına çabuk aktarılmasını gerektirir. Oluşturduğunuz sayfaları kendi sabit diskinizde kolayca açıp kapatabilirsiniz. Sonuç itibariyle sayfalarınız browserınızla aynı sabit diskte duruyor! Ziyaretçinin browserı ile sayfalarınızın arasına binlerce kilometre mesafe ve sayısız router ile telefon teli ve uydu sinyali girdiği zaman, aynı hızı bulamayacaksınız.
Kolaylığın bir diğer ögesi ise sunuluşta içgüdüsel yaklaşımlara uygun bir tasarıma bağlı kalmaktır. Her konu, kendi içinde doğal bölümlere ayrılır. Mimar Sinan'ın hayatını ve eserlerini anlatan bir sayfa yaptığınız zaman, sitenizin "Hayatı" ve "Eserleri" diye ikiye bölünmesinden daha tabiî bir şey olamaz. "Hayat" bölümüne girebilecek bir unsuru "Eserler" bölümüne koyarsanız, bu unsura ziyaretçileriniz açısından kayıp gözüyle bakabilirsiniz. mimar Sinan'ın hayatını ile ilgilenenler bu unsuru göremeyecekler, eserlerine ilgi gösterenler ise ilgisiz buldukları bu unsura dikkat etmeden geçeceklerdir.
2. Sayfanızın temel karakterine uygun olmayan, "Olmasa da olur" diyebileceğiniz şeyler var mı?
Grafikler, zemin fotoğrafları, ses, anime grafikler ve video klipleri çoğu zaman hiç bir sayfada olmasa kimsenin "neden yok" diyeyeceği şeyler değildir. Mimar Sinan'ın eserlerini fotoğraf ve grafik olmadan anlatabilmek, hemen hemen imkansız olsa gerek; ama sırf başkaları yapıyor diye, sayfanıza açılırken çalmak üzere Mimar Sinan devri Klasik Türk Müziği'nden güzel bir örnek koymanın sayfanızın Internet'e 16 etapta bağlanan bir ISS'in abonesi ziyaretçiye vereceği sıkıntı, belki de sayfanızın tümünün görülmesini önleyecektir. Çağımızda, hiç kimsenin 10-15 saniyeden fazla kum saati seyretmeye tahammülü olmadığını bilmek zorundasınız.
3. HTML'in kurallarına tümüyle riayet ettiniz mi?
Etkin olmasını sağlamaya çalıştığınız sayfalar, kolay gibi görünen, ama bütün bilgisayar dilleri gibi incelikleri ve kuralları olan bir dille yazılıyor. HTML, diğer bir çok bilgisayar programlama dilinden farklı olarak, hata halinde de çalışabilen bir dildir. HTML'in birinci satırında hata yaparsanız, o satırdaki komutlar icra edilmez, ama ikinci satırdakiler edilir. HTML'i yorumlayan browser, hatalı birinci satırı atladığı için o satırın gereğinin yerine getirilmemesi, sayfanızın geri kalan bölümünün ziyaretçinin ekranında tümüyle amacınıza aykırı canlandırılmasına neden olabilir.
HTML'in her kuralı belirli bir amaç için vardır; bu kuralları keyfî olarak çiğneyemezsiniz. Örneğin, bir sayfanın browser tarafından Türkçe karakterlerle canladırılması için baş tarafındaki .. etiketi içinde sayfa kodlama sistemiyle ilgili bir META TAG bulunması gerekir. Bir büyük yayın organının Internet sayfalarında bu etiket bulunduğu halde sayfalarındaki Türkçe altı karakter (İ, ı, ğ, Ğ, Ş ve Ş), Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD'de, ülkenin varsa standart ASCII dizisi dışındaki harflerine veya High ASCII karakterler dediğimiz karakterlere çevrilerek gösteriliyor. Neden? Dikkat ettiyseniz, META TAG'in .. etiketi içinde olması gerektiğini söyledik. Bu yayın organının sayfalarında .. etiketi bulunmuyor. Sayfayı tasarlayan "Bu etiket olmasa da olur," diye düşünmüş olmalı. Bu tasarımca, kendi sayfalarını, Türkiye'de Türkçe sistemle çalışan bir bilgisayarda sınadığı için, bu basit ve görünüşte hiç bir yayarı olmayan etiketi atıp, iki satır az kod yazmaktan kurtulduğuna seviniyor olmalı!
Özetlersek, sayfalarınızın amacına uygun ve etkili olabilmesi için kolay ve çabuk yüklenen, amaç dışı unsurlarla içgüdüsel arayıp bulma davranışını bozmayan ve HTML'in tüm kurallarına harfi harfine riayet eden sayfalar olması gerekiyor.
Hayatınızın Gerçeği: İki Browser
Üzülerek belirtmeliyiz ki, sayfalarınız zilyaretçilerinizin ekranlarında hiç bir zaman sizin ekranınızda göründüğü gibi görünmeyecektir. Bunun birinci nedeni, ziyaretçileriniz Internet Explorer kullananlar, Netscape Navigator kullananlar ve Diğerleri olmak üzere üçe ayrılacaktır. HTML, Internet'in ortak dili olmakla birlikte, browserların yorumuna bağlı bir dildir. Bunun sonucu olarak bazı site sahipleri, sayfalarının başına kullanıcının browser'nın türünü ve sürümünü araştıran programlar koyarlar ve buna göre ziyaretçilerine farklı sayfa gönderirler.
Bu, her sayfanın iki ayrı türünü yapacak zaman ve paranız varsa, takip edilebilecek, ama kesinlikle gereksiz bir yoldur. her iki browser'ın birbirinden ciddî olarak ayrıldığı noktalar özellikle Dinamik HTML dediğimiz, sayfaları duraganlıktan kurtaran özellikler kazandıran tasarım komutlarıdır. DHTML unsurları, zaten bir sayfanın ziyaretçiye gönderilme süresini uzatan unsurlardır. Amacınız ektili bir iletişim ise, bu süreyi mümkün olduğu kadar kısaltmak başlıca amacınız olmalı. Sayfalarınızı her iki browser'ın ortak yorum özelliklerine göre tasarlamanız, yani mümkün olduğu kadar DHTML ögelerinden kaçınmanız, iki türlü sayfa tasarlamanıza ve gerçekleştirmenize lüzum bırakmaz.
Bunu demiş olmakla birlikte, DHTML'in ne kadar yaygın kullanıldığını da görmemezden gelemeyiz. DHTML ile sayfalarınız hareket ve ziyaretçinin tercihlerine göre içerik kazanabilir. Bu ise etkinliği arttıran bir araç olarak kullanılabilir. COOKIE denilen, sizin sitenizden ziyaretçinin bilgisayarına gönderilen küçük bilgi dosyacıkları, ziyaretçinin örneğin sizin sitenize ilk geldiğinde nelerle ilgilendiğini, hangi sayfalara gittiğini, ne gibi araştırmalar yaptığını içeren bilgileri, ikinci seferinde size ulaştırabilir. Bu kez bu ziyaretçiye sunacağınız sayfada, sadece onun ilgi alanına giren unsurlara yer verebilirsiniz. Bu dinamizmi klasik HTML ile sağlayamazsınız. DHTML, JavaScript, VBSCript gibi dillerle yazılmış progrYasak Kelime KullanıldıYasak Kelime KullanıldıYasak Kelime KullanıldıYasak Kelime KullanıldıYasak Kelime Kullanıldılarla, sayfalarınızı vermek istediğiniz ana mesajı daha kolay, daha etkili vermenizi sağlayabilir.
Bunu yaparken sadece bir browser'ın yorum özelliklerine bağlı kalırsanız, bir Javascript programının sadece IE'da tam icra edilmesine dikkat eder, Netscape kullananlar hakkında "Ne görürse görsün!" diye düşünürseniz, siteniz ticarî amaçlı ise muhtemel müşterilerinizin yüzde 50 ile 60'ını elden kaçıracaksınız demektir. Evet, Netscape halâ IE'ın bütün becerilerine sahip değil; ama ne var ki Internet'den yararlanan kişilerin büyük bir bölümü Netscape kullanıyor.
Ayrıca Netscape'in beceri alanına girse bile, IE'ın yorumlayabildiği bazı JavaScript programları, dinamik STYLE kağıtları, DIV ve SPAN etiketleri ile yapabileceğiniz bir dizi "Web oyunu," IE'ın ve Netscape eski sürümleri ve halâ kullanılan diğer browser programlar tarafından anlaşılamaz. Bu tür programları kullanan ziyaretçilerinizi düşünerek, sayfalarınızın en azından vermek istediğiniz mesajı aşağı yukarı veren bir "Sadece metin" sürümünü de yapmanızda yarar var.
Sayfalarınız bittiğinde, Internet'e koymadan önce, çeşitli bilgisayarlarla, çeşitli browser'larla sınayın. Farklı ortamlarda, nasıl durduğuna bakın. Ve en önemlisi, Internet'e koyduğunuz anda, Internet'e 28.8 K modemle bağlı bir bilgisayardan sayfalarınızın nasıl geldiğini inceleyin. Saat tutun!
Sayfanızı 15, 17 ve 21 inç ekranlarda, VGA ve SVGA grafik kartlarında, ve 640X480, 800X600 ve 1024x768 çözünürlükte inceleyin. Bununla, sayfalarınızı en az üç, en fazla altı ayrı bilgisayarda incelemeniz gerektiğini söylemiş oluyoruz. Web tasarımcıları, genellikle en gelişmiş, bol hafızalı grafik kartları bulunan, büyük ekranlı bilgisayarlarla çalışırlar. Sabahtan akşama bilgisayar ekranı karşısında çalışmak için aslında böyle bir sistem şarttır. Fakat ziyaretçilerinizin çoğu, genellikle 15 inç ve halâ bir VGA grafik kartına bağlı, 640X480 çözünürlükte bir ekran sahibi olacaktır. Sizin özene bezene oluşturduğunuz sayfalarınız, böyle bir ekranda hiç de arzu ettiğiniz görsel etkiyi yapmayabilir.
Etkinlik ve kolaylık ilkesi, birinci sayfanızda hiç bir zaman yukarı-aşağı ve sağ-sol kaydırma çubukları olmadan canlandırılmasını gerektirir. İç veya sonraki sayfalarda yukarı-aşağı kaydırma çubuğu olabilir, ama asla sağdan sola kaydırma çubuğuna basmaya gerek bırakmamalısınız. Kağıda basılmak üzere hazırladığınız sayfalarda grafiklerin ortadan bölünmeden basılacağı bir yere denk gelmesine dikkat edin.
FrontPage ile Web Sitesi İnşaatı
FrontPage (FP) ile Web sitesi oluşturmak için şu altı adımı atacaksınız:
1. FrontPage'i kurun:

FrontPage programını bilgisayarınıza kurmak çok kolay bir işlem. Ayrıca program kutusundan çıkan kullanma kılavuzu, İngilizce bilenler için yeterli bir kaynak. Ayrıca bir çok yazarın FrontPage'in inceliklerini anlatan kitabı da var. FrontPege'i kullanabilmek için bilgisayarınızın Windows 95, 98 veya NT ile çalışıyor olması gerek.
2. Frontpage'de sitenizi oluşturun:

Program açılırken, sizden sabit diskinizde bir Web alanı oluşturmanızı isteyecektir. Bilgisayarı başkalarının da kullanabileceğini düşünerek, kişisel Web alanınızın sabit diskteki bu kopyasını isterseniz parola ile gizleyebilirsiniz. FrontPage'in Kişisel Web Alanı dediği, aslında sabit diskinizde açılacak bir dizinden ibarettir.
3. Ana sayfanızı ve bağlı sayfalarınızı oluşturun.

Sayfalarınızı oluşturabilmek için önce bir site planlaması yapmanız ve hangi sayfanın hangi sayfaya gideceğini planlamanız gerekir. Bunu aşağıda ele alacağız. FrontPage tek tek sayfaları oluşturmak için size sayısız hazır örnek sayfadan veya tamamen boş bir ekrandan hareket etme imkanı veriyor. Ayrıca FP'in sabit diskindeki binlerce grafik unsurdan yararlanabilirsiniz. Kullanılmaya hazır düğmeler, çizgiler, bağlantı simgeleri, animasyon grafikleri, istediğiniz gibi kullanabilirsiniz; veya Microsoft'un Tema (Theme) adını verdiği tarzda, sayfalarınız arasında görsel birlik sağlayacak tarzda, hazır örneklerden hareket edebilirsiniz.
4. Sitenizi Internet'e Aktarın.

Bu yapabilmek için, daha önce ele aldığımız gibi, FP Weblerine ev sahipliği yapabilen bir Server'da yer kiralamış ve kendinize bir URL almış olmalısınız. Evsahibi firma, FrontPage'in adını duyunca, programın sizden isteyeceği bilgilerin tümünü verecektir. FP'in dilinde sitenizi Internet'e aktarmanın adı "Yayınlamak"tır. Menü çubuğundaa Publish (Yayınla) düğmesine bastığınızda karşınıza gelecek bir dizi ekranda, evsahibinin vereceği bilgileri gireceğiniz kutular olduğunu göreceksiniz. Bundan sonrası tamamen kendiliğinden devam edecek ve Web siteniz Internet'te yerini alacaktır.
Burada ikinci adımda belirtilen işler, sitenizi inşa ederken en çok zaman harcayacağınız adım olacaktır. Bu adımı ikiye ayırarak, biraz yakından inceleyelim
İçeriği Derleme
Sayfalarınızı yapmaya başlamadan önce şu bilgilerin kağıtta, sabit diskte veya diskette elinimizin altında olmasını sağlayın:
Ürünler ve hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi
Müşteri hizmetleri bilgileri, broşürler, el kitapları, kılavuzlar
Firmanızın, derneğinizin veya dairenizin yayınladığı bütün bültenler, dergiler, eleman arama ilanları, basın bültenleri.
Daha önce yapılmış Web sayfaları
Kurum veya kuruluşunuzun emir-komuta zinciri sırasına göre yukarıdan aşağı yetkililerinin adları, sıfatları, adresleri, telefon numaraları
Kurum veya kuruluşunuzun yıllık faaliyet ve malî raporları
Personel listesi
Müşteri listesi
Kurum veya kuruluşunuzun faaliyet takvimi
Bu bilgileri belki sitenizde kullanmayacaksınız. Ama bu bilgileri önceden derlerseniz, sitenizde kullanmanız gerektiğinde sayfa tasarım işine ara verip, malzeme peşinde koşmaktan kurtulmuş olursunuz.
Bu arada sayfalarınızda kullanmanız gereken resimler, fotoğraflar, grafikler hazır mı? Hiç bir işe başlamadan, sayfalara girmesine karar verdiğiniz her türlü malzemeyi bir kenara yığın ve bunlarla aşina olmaya çalışın. Hangi rapordan hangi fotoğrafı veya grafiği alacağınızı belirleyin.
Kağıt üzerindeki malzemenin bilgisayar ortamına aktarılması için gerekli tarayıcı (scanner), elektronik kamera, vs., gibi cihazların hazır olmasına, çeşitli bilgisayarlar arasında disketle aktarılamayacak büyüklükte malzemenin alınıp verilmesi için gerekli ağ bağlantıları veya ortak tanışabilir medya (Zip disk veya benzeri büyük disketler) bulunmasını sağlayın.
Web sayfalarına girecek metin ve başlıklarla düğmelerle seyir (Navigasyon) grafiklerindeki kelimelere kadar bütün yazıların ve başlıkların hem doğru hem de ortak bir dili olması gerekir. Metinlerin çeşitli kaynaklardan denetimi, dikkatli editörler tarafından yapılabilir. Ortak ifadeyi ise ya tek kişi, ya da birbirini çok iyi anlayan bir editörler grubu sağlayabilir. Bu nedenle Web sitesinin en az bir editörü olmalıdır. Web sitesinin herşeyi bir kişi, ve o kişi de siz iseniz, yazar sıfatınızla düzeltmen sıfatınızı birbirinden ayrı kullanmaya çalışmalısınız. Bir kişinin kendi hatasını yakalaması hiç de sanıldığı kadar kolay değildir. Bu nedenle yayın kurumlarının eskiden beri uyguladığı ilkeyi uygulayarak, yazdıklarınızın "ikinci bir çift göz tarafından görülmesini" sağlayın. Bu mümkün değilse, yazdığınız bir şeyi bitirdikten en az 24 saat sonra yeniden okuyun.
Eğer içerik derleme ve denetimini bir kurul yapacaksa, şu hususlara dikkat edin:
Eskimiş bilgileri kim ayıklayacak?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://buldunya.tr.gg

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1
avatar

Erkek
Yaş : 34 Kayıt tarihi : 23/03/08 Mesaj Sayısı : 405 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : bilgisayar mühendisliğine doğru ilerliyoz Lakap : esrarengiz

MesajKonu: Geri: İnternet Sitesi Kurmak   Perş. Mart 27, 2008 3:07 pm

Yeni bilgiler kimden gelecek; kimde toplanacak? Bunları sayfalara yerleştirme konusunda kim karar verecek?
Örgüt içinde farklı gruplardan gelecek malzeme kimde toplanacak?
Değişiklikleri ve güncelleştirmelerden kim sorumlu olacak?
Site Internet'e açıldıktan sonra gelecek talep ve eleştiriler kimde toplanacak?
Dil ve imlâ hatalarını yakalamaktan ve düzeltmekten kim sorumlu olacak?
Web sitesi, bir anlamda grafik demektir. burada kastettiğimiz istatistik bilgilerinin belirli şekilsel sunuluş tarzı olan istatistik grafikleri değil. Her türlü resim, çizgi, fotoğraf, ve bunların belirli bir alanda sunuluşu grafik öge sayılır. Grafik unsurlar, her bir sayfanın kişiliğini belirlemekle kalmazlar, her sayfada tekrar ederek siteye bütünlük kazandırırlar. Bu nedenle tıpkı yazılardaki dil birliği gibi, grafik unsurlarda da görsel birlik sağlanmalıdır. Görsel birlik, düğmelerin biçim ve renginden tutun, üzerine yazılacak başlıklarda kullanılacak harfin türüne, şekline ve büyüklüğüne kadar aynı olmalarını gerektirir. Ayrıca sayfalarınızda fotoğraf ve çizgi resimler kullanacaksanız, hepsinin aynı tarz olması gerekir. Grafik unsurlarla ilgili teknik kurallar, bu kitapçığın kapsamını aşıyor. Grafik, grafikçilerin işidir. Bir çok grafik programı, bilgisayarda grafik unsur yapmayı olağanüstü kolaylaştırmış bulunuyor. Bu, kolayca yapılan her grafiğin "grafik" olduğu anlamına gelmiyor. Tıpkı yan yana ve alt alta dizilen bir çok kelimenin bir şiir oluşturmadığı gibi. Özellikle ticaret amacıyla oluşturacağınız Web sitesinde mutlaka bir grafik sanatçısının yardımını istemelisiniz.
Aslına bakarsanız, HTML dilini kullanarak yapacağınız bir ekran dolusu sayfa, yazıları, resimleri, çizlegileri ile, kendisi bir grafik unsur olacaktır. Bu nedenle en azından kağıt üzerinde basılmak amacıyla sayfa hazırlama deneyiminiz yoksa, mutlaka FrontPage'in hazır şablon sayfalarını kullanmalısınız.
İçeriği Sayfalara Geçirme
İnternet sitenizde yer alacak unsurları belirledikten sonra sıra bunları bir veya daha çok sayfa halinde "siteleştirmeye" geliyor. Bir site, biraraya doldurulmuş ve aralarında kavramsal bir birlik olmayan sayfalar demeti demek değildir. Bir sitenin birinci sayfasından (Index Page) son sayfasına kadar her bir sayfasının ve her sayfadaki her bir ögenin bir anlamı, sitenin varlık sebebine bir katkısı olması gerekir.
Tıpkı Gütenberg'den bu yana basılı eserlerin, kitapların, dergilerin gazetelerin, broşürlerin okuyucu olarak bizlere kazandırdığı "anlam verme davranışı" gibi, son on yıldır tasarlanan Web sayfaları da Web ziyaretçilerinde belirli bir "anlamlandırma dili" meydana getirmiş bulunuyor.
Bunu biraz açalım. Bir gazetenin birinci sayfasında, az sayıda kelime ile fakat oldukça büyük harflerle bir başlık görürseniz, başlığın kelimelerini bile okumadan bu haberin önemli olduğunu anlarsınız. Bir dergide oldukça süslü bir harf türüyle ve renkli bir zemin üstünde, yanında tanınmış bir sinema sanatçısının fotoğrafı bulunan bir başlık görürseniz, o haberin acil önemde olmadığını bilirsiniz. Bu anlama ve bilme durumu sağlayan, sizin okuyucu olarak bugüne kadar edindiğiniz tercübelerden çıkan "anlamlandırma davranışı"dır. Her davranış gibi "anlam verme" de zamanla ve deneyimle öğrenilir. Şimdi, bugüne kadar yapılmış bütün Web sayfalarını bir yere toplarsanız, her on sayfadan 7'sinde site içinde değişik yerlere gitmekte sullanılan seyir (Navigation) düğmeleri ve metinlerinin ekranın sol tarafına dizildiğini göreceksiniz. Diğer sayfalardan ikisinde seyir unsurları sayfanın altında sadece birinde sağında olacaktır. Bu, Internet abonelerine, Web sayfalarında belirli bir deneyim, alışkanlık ve beklenti oluşturmuş bulunuyor. Elbette bu "kuralı" kırmak elinizde. Ama oluşturacağınız "kural dışı" sayfa, ziyaretçilerinizde alışmadıkları bir durumla karşı karşıya oldukları hissine yol açar. Bu, dikkatli kullanılırsa, sürüden ayrılarak dikkat çekme şeklinde, olumlu bir unsur da olabilir. Ne var ki, kural dışı uygulamalara başvurabilmek için önce kuralları ustaca uygulama becerisi edinmek şarttır.
FrontPage'in şablon sayfaları arasında çok "kuralcı" olanları kadar, kurallara iyice aykırı görünler de var. Program kurulurken, bu şablonlarla yapılmış örnek sayfalar da sabit diskinize koypa edilecektir. Bunları dikkatle inceleyip, işinize uygun bir şablonu seçebilirsiniz.
FP'i ilk açtığınızda karşınıza FP Explorer adı verilen Site Yönetim programı gelecektir. Bu programda Personal Web (Kişisel Web) görünümünde (View/Navigation) menüdeki New Page (Yeni Saya) simgesini her tıkladığınızda sitenizin tümünün görünümünü veren ortadaki alanda bir sayfa simgesi oluşacaktır. Bu simgenin üzerini farenin sağ düğmesi ile tıklayarak açılacak menüden Remane (Yeniden Adlandır) maddesini seçerek, sayfalarınıza istediğiniz adı verebilirsiniz.
İyi bir site planlaması kağıt üzerinde yapılmalıdır. Sonra bu planı FP Navigation ekranında oluşturabilirsiniz. Tipik olarak sitenizin bir açılış sayfası (buna genel olarak Home Page veya Splash Page deniliyor) ve bu sayfanın içinde yer alacak seyir düğmelerine veya kelimelerine tıklayarak gideceğiniz içerik sayfaları olmalıdır.
Burada, basit bir örnek site oluşumunu görüyorsunuz:

Bu noktada sitenizdeki bütün sayfalar için ortak bir ana tema seçebilirsiniz. FP size 100'e yakın tema veriyor. Tema seçimini FP Explorer'ın soldaki memü simgeleri arasında bulunan Themes (Temalar) simgesini tıklayarak yapabilirsiniz. İşte Küresel Pazarlama (Global Marketing) adı verilen tema:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://buldunya.tr.gg

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1
avatar

Erkek
Yaş : 34 Kayıt tarihi : 23/03/08 Mesaj Sayısı : 405 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : bilgisayar mühendisliğine doğru ilerliyoz Lakap : esrarengiz

MesajKonu: Geri: İnternet Sitesi Kurmak   Perş. Mart 27, 2008 3:08 pm

www.microsoft.com/frontpage) geniş bilgi bulabilirsiniz.
Tavsiyeler
Bir Web sayfası tasarımcısının en büyük yardımcısı, diğer Web siteleridir. Web sitelerinin iyi, güzel, zevkli, çabuk açılan, içinde hareket etmesi kolay olanlarından örnek almak gerekir. Buna karşılık kötü, çirkin, zevksiz, yavaş açılan ve en önemlisi ziyaretçi olarak sizi sinirlendiren sayfalardan ders almak gerekir.
HTML tasarımı üzerine okuyacağınız ciltler dolusu kitaptan daha fazla yararı şu tavsiyeyi tutarak elde edebilirsiniz:
Internet'te "En İyi" sayfaları bir araya getiren şu sayfadaki bağlantıları izleyin ve ulaşacağınız sayfalardan hoşunuza gidenlerin ekran görüntüsünü yakalayın:

http://dir.yahoo.com/Computers_and_I...st_of_the_Web/
Internet'te "En Kötü" sayfaları bir araya getiren şu sayfadaki bağlantıları izleyin ve ulaşacağınız sayfalardan en itici ve çirkin bulduklarınızın ekran görüntüsünü yakalayın:
< webnotbs.tif>
http://dir.yahoo.com/Computers_and_I...ally_the_Best/
//////////////////KUTU////////////
Ekran Görüntüsü Yakalamak
Browser programında, veya başka bir programın penceresi içindeki görüntüyü, grafik olarak yakalamak ve sabit diskinize kaydetmekle, ekranın o andaki fotoğrafını çekmiş olursunuz. Bunun için piyasada çeşitli programlar satılıyor. Ancak Windows ortamında bunu başka programa ihtiyaç duymadan yapabilirsiniz. Bütün ekranın görüntüsünü yakalamak için klavyenizdeki Print Screen tuşuna bir kere basın. Sadece o anda odak noktası olan, en önde veya fare simgesini içine tıklamış bulunduğunuz tek pencerenin görüntüsünü elde etmek için önce ALT tuşunu tutun ve bırakmayın, sonra Print Screen tuşuna basın. Sonra herhangi bir grafik programını, örneğin Windows'un Paint programını açın Edit menüsünden Yapıştır/Paste maddesini seçin. Yakaladığınız ekran görüntüsünü şimdi BMP biçiminde grafik doysayı olarak sabit diskinize kaydedebilirsiniz.

//////////////////////////////////////////
İyi tasarım, iyi saç traşı gibidir: Göze görünmez. Ya da iyi tasarım iyi radyo spikeri gibidir; konuşanı değil, haberi dinlersiniz. İyi tasarlanmış bir sayfada, dikkatiniz tasarımın kendisine değil, içeriğe döner. Ve iyi bir tasarımın yerini hiç bir şey tutamaz. "Sayfam kötü de tasarlanmış olsa, önemli değil; nasıl olsa içeriği önemli!" diyen bir site sahibi, kendisini başarısızlığa mahkum eder.
Bir Web sayfası, sayfayı oluşturulan sanatçı ve teknik ekibin üzerinde çalıştığı bilgisayarın ve özellikle ekranının imkanları değil, ortalama bir bilgisayar sahibinin edinebileceği bilgisayarın imkanları ve yetenekleri gözönüne alınarak yapılmalıdır. Sayfalar baştan aşağı grafikle dolu olur ve grafikler renk ve diğer unsurlar açısından büyük bilgisayar dosyaları oluşturursa, bu sayfaların yavaş bir bağlantıya sahip bilgisayara aktarılması da yavaş olur. Bu nedenle Web sayfaları, 14 inç VGA ekran standartı dikkate alınarak, 72 DPI çözünürlükte, Windows sisteminin temel 16 rengi kullanılarak yapılmalıdır.
Index.html
Web sitenizi yaptığınızda, mutlaka ana sayfanızı Index.html olarak adlandırın. FP bunu sizin için otomatik olarak yapacaktır ve bunun bir sebebi var. Bir bilgisayar kullanıcı Browser'ının adres kutusuna bir sitenin adresini yazar ve bu site içinde belirli bir sayfanın adını vermezse, (örneğin, sadece www.alinin_sitesi.com.tr yazarsa) Web Server hangi sayfayı gönderir? Bir çok Web Server için varsayılan sayfa Index.html'dir. Bazı Server'lar varsayılan sayfanın Default.html olarak adlandırılmasını isterler. Eski sürüm Server'lar arasında sayfa adı vermeyen ziyaretçiye web sitesinin kök dizini (root directory) içinde yer alan dosya adlarını gösteren bir liste sunanlar veya ziyaretçiye hata mesajı verenler de vardır. Web evsahibinize, Server'ının varsayılan sayfa olarak hangi adı vermeniz gerektiğini sorun ve ana sayfanıza daima bu adı verin.
Davranış Kuralları
Özellikle ticaret amaçlı Internet sayfasının muhtemel müşteri olan kişinin bilgisayarına yavaş aktarılması, kişinin ilgisinin dağılmasına ve bizim muhtemelen bir satış imkanını kaçırmamıza neden olur. Web sayfası tasarım programlarının çoğu zaman bir sayfanın Internet Server’ından kişinin bilgisayarına yüklenmesi için geçecek süreyi hesap etme imkanları bulunmaktadır. Bu imkandan yararlanılarak, sayfamızın Internet’e örneğin saniyede 14.4 Kbps aktarabilen bir modemle bağlı kişinin bilgisayarına ne kadar sürede aktarılacağını daima gözönünde tutmalıyız.
Web sayfalarımızı, Microsoft firmasının Internet Explorer programı ile izleyecekler kadar, hatta onlardan daha çok sayıda Netscape firmasının Navigator programını kullanarak ziyaret edecek kişiler olacağını hiç bir zaman akıldan çıkartmamalıyız.
Web sayfalarımız, bizi ziyaret eden kişinin bilgisayarında mevcut düzenleri asla bozmamalıdır. Bizim sayfamız, örneğin ziyaretçinin kullandığı programı tam ekran çalışmaya zorlarsa, ortaya hiç istemediğimiz sonuçlar çıkabilir. Biz bir takım bilgisayar programlarının nelere muktedir olduğunu, bilgisayar kullanıcılara kanıtlamak üzere Web sayfası yapmıyoruz. Adı üstünde sayfamızı ziyaret eden kişi ziyaretçi olduğuna göre kendisine mümkün olan bütün saygımızı göstermek zorundayız.
Ağ Davranış Kuralları adıyla (Network Etiquette--Netiquette) yaygın olan kuralları burada kısaca tekrar edelim:
1. Kimseye hakaret etmeyin ve kimseyi öfkelendirmeyin. Sayfanıza sadece güzel şeyleri alın. Kimseyi küçük düşürücü yazı veya resim yayınlamayın.
2. Sahibinin izni olmadan, telif hakkı başkasına ait eserleri sayfanıza koymayın. Bir yazı ve resmin, ya da bir başka sanat eserinin fotoğrafının mutlaka bir telif hakkı sahibi vardır. Bir yazının yazarının, bir fotoğrafın fotoğraçının, bir resmin ressamın izni olmadan bir basın-yayın aracına alınarak yayınlanması nasıl yasaksa, aynı şekilde Web sayfasına da konması da yayınlanması anlamına gelir ve aynı şekilde yasaktır. Bir Web yöneticisinin günümüzde söyleyebileceği en yanlış söz, “Nereden bilecekler!” sözü olsa gerek.
3. Ticaret simgesi ve ticari marka gibi, yanında belirleyici simgesi olan logoları, ilgili firma ile açıkça yapılmış bir anlaşmanız yoksa kullanmayın.
4. Sizden kendi sayfasına bağlantı vermenizi istememiş veya sayfasında bunu açıkça belirtmemiş kişi veya kuruluşların sayfalarına asla bağlantı vermeyin. Belirli bir Web alanına veya sayfasına bağlantı vermeniz gerektiğini düşünüyorsanız, sayfanın sahibinden yazılı izin alın.
5. Ziyaretçilerinizin size, alanınız ve sayfanız hakkında ne düşündüklerini söyleme fırsatı verin; sayfalarınızın altında, Webmaster’ın adresini vermeyi ihmal etmeyin.
Görsel Denge
Günümüzde içeriği tayin ederken düşülen en büyük yanlışlardan biri, Internet’in en büyük müdavimlerinin iki satırdan daha fazlasını okumayan kişiler olduğu varsayımıdır. Internet’ten toplumun her kesiminden kişilerin yararlandığını varsaymak zorundayız. Sayfamızın amacı uzun uzun bilgi vermekse, “Nasıl olsa kimse okumuyor!” diye bu bilgileri kırpmak, gerçekten o bilgiye ihtiyacı olan kişilere haksızlık olur. Sayfamızın bir hareket noktası, bir geçiş noktası olduğunu tahmin ediyorsak, kimseyi fazla oyalamaya, istemediklerini bildiğimiz bilgileri zorla vermeye de hakkımız yoktur.
Grafik tasarımcı, içeriğin trafik polisidir, dersek gerçeği abartmış olmayız. Hangi görsel etkinin nasıl sağlanacağını belirlemek görsel tasarımcının işidir. Tasarımcı, bu işi yaparken önemli unsurların zincirin başında gelmesini sağlamalı, bilgi akışının belirlenmiş kurallara uygun bir şekilde ziyaretçiye ulaşmasına yardımcı olmalıdır.
Yale Tıp Fakültesi’nin, ekrana bakan kişinin göz hareketlerini belirleyen cihazlarla donattığı bilgisayarların başına oturttuğu 12 bin kişiyle yaptığı araştırma bir bilgisayar ekranının görsel taranma çizgisinin, (1) soldan üst köşeden sağ üst köşeye, (2) sağ üst köşeden sağ alt köşeye doğru genel tarama (3) yeniden sol üstten itibaren okuma, ve (4) üst orta noktadan aşağı doğru okumayı sürdürme tarzında olduğunu gösteriyor.

Buna göre, izleyici Web sayfasında önce büyük şekil kitlesini ve renkleri görmekte, önplandaki unsurlarla arka plandaki unsurlar arasındaki kontrastın farkına varmaktadır. İzleyici ancak daha sonra, varsa grafik unsurların verdiği bilgiyi almakta, üçüncü olarak da okumaya başlamaktadır. Okuma tahmin edilebileceği gibi, en büyük kitleden benzetme yoluyla başlamakta ve daha sonra kelimelere inmektedir.
Bu belirleme, bize, Web sayfasının bütünü itibariyle mükemmel bir grafik dengesine sahip olması gerektiğini gösteriyor: salt metinden ibaret gri bir sayfa itici ve sıkıcı iken, büyük ve geniş grafikler, büyük ve kara likeler halindeki harfler özellikle içerik arayan daha rafine izleyiciye “içi boş” izlenimini verecektir. Grafik sanatçı, bu noktada sayfanın beklenen “müşterisi”nin varsayılan ilgi odağını, grafikle metni dengeleyerek bulmak zorundadır.

Bu dengede oran ve uygunluk, sadece sayfanın hedef kitlesi, ya da başka bir deyişle sayfanın içeriği dikkate alınarak bulunabilir.
Yazıyı soldan sağa doğru okumaya alışmış toplumlarda, görsel dikkatin ekranda da soldan sağa doğru gitmesi doğaldır. Bu nedenle Web sayfalarında da ekranın üst yarısı, görsel odak noktası olmalıdır. Ne var ki, 14 ile 16 inç arasında değişen en yaygın ekran türünde, önce işletme sisteminin menüleri, altında browser’ın başlık ve menüleri, genellikle grafik sanatçısına, çalışabileceği temiz alan olarak 8 cm’e 13 cm’lik bir alan bırakmaktadır. Bu alanın mümkün olduğu kadar yumuşak, pastel renklerle doldurulması; sert, aşırı yoğun çarpıcı renklerden kaçınılması gerekir. Bu tür renkler ancak çok fazla dikkat çekmek istediğimiz, bir ya da iki unsur için saklanmalıdır. Yazılar mutlaka arkalarındaki zeminle çarpıcı bir kontrast oluşturmalıdır. Dramatik ve karmaşık grafikler, mutlaka grafik sanatçıları tarafından yapılmalıdır.
Metinleri daha belirgin hale getirecek noktalar, kutular, yatak ve dikey çizgiler, çoğu zaman görsel bütünlük sağlamak yerine sayfanın tümüne yama hissi verirler. Görsel sanatçıların çoğunun HTML dilinden nefret etmelerinin sebebi, H1 ve H2 başlık etiketlerinin çoğu zaman aşırı büyük başlıklar oluşturmasındandır. Grafik sanatçıları, görsel etki unsurlarının etkisini iyi bildikleri gibi, HTML gibi, hassas ayara izin vermeyen bir dille, stilistik ürünler vermenin zor olduğunu biliyorlar. Aşırı kullanılan grafik etkinin, nasıl bir sonuç verdiği, palyaçoların makyajlarından ve giysilerinden kolayca anlaşılabilir.
Bütün görsel tasarımlarda olduğu gibi, Web sayfası tasarımında da tutarlılık şarttır. Web alanları, günümüzde firmaların kurumsal imajlarının oluşumunda en önemli unsur haline gelmiş bulunuyorlar. Bir firmanın basın ve televizyon reklamlarında nasıl aynı imaj sürdürülmek zorunda ise, sonuçta bir tür televizyondan ibaret olan Web’de de aynı imajın korunması gerekir.
Grafik unsurlarla “stil” oluşturmaya kalkmak, grafikçilerin işidir. Bir Web alanının başından sonuna tutarlı bir şekilde izlenen grafik uygulama, sonunda izleyicide Web alanının sahibi kurum hakkında bir yorum uyandırır. Bu nedenle sırf süsleme amacıyla, sayfaların orasına burasına çizgi ya da fotoğraf unsurları konulmamalıdır. Özellikle çizgi grafiklerin üç boyutlu görünmesini sağlamak gerektiği inancı, günümüzde hemen hemen bütün Web tasarımına egemen olmuş ve hemen hemen her grafik unsurun bir tarafına gölgeler yerleştirilmiş bulunuyor. Gölge, bir görsel öge olarak kullanılacaksa, sayfanın tümünün bir bütün olduğu unutulmamalıdır. Bir unsurun gölgesi sağa aşağı, diğerininki sola yukarı düşemez. Böyle bir uygulama, sayfayı izleyende derinlik duygusundan çok baş dönmesi ve mide bulantısı duygusu verir!
Ana sayfa, ya da yaygın adıyla home page, ya da giderek moda olan bir yaklaşımın verdiği isimle splash page, izleyicinin bizim Web alanımıza daldığı noktadır. Bu nedenle sayfada bir davet unsuru olması şarttır. Bu sayfanın az ve öz unsun içermesi de giderek yaygın bir tarz olmaya başladı.
Ancak izleyicinin içi tamamen boş, alanımızın ana unsurlarına bağlantılar vermeyen, buna karşılık görkemli grafikler içeren bir sayfa ile zaman kaybetmesi, bize ne kazandırır? Bir gazete veya derginin Web alanı, yayınladığı organın kapak sayfasına benzeyebilir. Ama bir üretim firması, ana sayfasında hiç değilse belli başlı mal gruplarının bağlantıları olmalıdır.
Çoğu Internet’e modemle bağlanan izleyiciler için, minimalist, yani küçük grafiklerin geniş alanlar işgal etmesini sağlayan, başlıklardan ve beyaz alanlardan yararlanan, buna karşılık görsel etkisi son dere yüksek sayfalar yapılması mümkündür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://buldunya.tr.gg

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1

S-E-N-S-İ-Z-İ-M-5-8-4-1
avatar

Erkek
Yaş : 34 Kayıt tarihi : 23/03/08 Mesaj Sayısı : 405 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : bilgisayar mühendisliğine doğru ilerliyoz Lakap : esrarengiz

MesajKonu: Geri: İnternet Sitesi Kurmak   Perş. Mart 27, 2008 3:09 pm

Ekranın coğrafyası
Özellikle meslek yaşamı boyunca kağıt üzerinde grafik üreten sanatçıların, bilgisayar ekranında izlenmek üzere grafik yapmaya başladıklarında karşı karşıya kaldıkları ilk sorun, ekranda büyük görünen grafiğin kağıt üzerinde küçücük kalmasıdır. Kağıt üzerine geçirilecek grafikleri bilgisayarla çizen grafik sanatçılarından kimi de kullandıkları 21 inçlik ekranda yaptıkları grafiklerin, evlerdeki 14 inçlik ekranlarda nasıl görüneceğini pek hesaba katmazlar. Yapılan hemen hemen bütün araştırmalar, Web ziyaretçilerinin sadece yüzde 10'unun bir ekranın sağında ve altında kalan unsurları görmek için, kaydırma çubuklarını kullandıklarını gösteriyor. Başka bir deyişle, grafiğiniz, 14 inçlik bir ekranın sağından ve altından dışarı taşıyorsa, izleyicilerinizin yüzde 90'ını kaybediyorsunuz, demektir.
Bilgisayar ekranı, çoğu zaman gazete ve dergi sayfalarından küçüktür. Web tasarımında sık sık yapılan hata, grafiklerin 14 inçlik bir ekranın temiz görüntü alanının dışına çıkmasıdır. Macintosh ve Windows’un kapladıkları alanlarla Internet Explorer ve Netscape Navigator’ın çerçeve başlıkları çıktıktan sonra kalan bu temiz alanın ölçüsü, 535 pixel genişliğinde320 pixel yüksekliğindedir. Pixel, ekranda görüntüyü oluşturan noktaların ölçüdür ve ekran imalatçısına göre ve ekranın büyüklüğüne göre değişmektedir. Bu ölçüyü geçen bir grafik, A4 kağıda basılamaz.

Buna göre, tasarımcı genişliği 13 ile 15 inç arasında değişen bir ekrana göre çalışsa bile yapacağı sayfanın kağıda dökülmesi ihtimali varsa, sayfasının enini, 600 değil, 535 pixel’i geçmeyecek şekilde ayarlamalıdır. Ekrandaki sayfamızın eni kağıt üzerinde yaklaşık 21 cm olur. Oysa bunun yaklaşık 19 cm’si kağıda basılabilir. Buna karşılık kullanıcının sayfasını aşağı-yukarı kaydırmasını önlemek üzere tasarlanan bir ekran sayfasının yüksekliği 350 pixel (yaklaşık 12.5 cm) olurken, 672 pixel (yaklaşık 23.5 cm) bir ekran sayfası sayfa rahatça A4 veya ABD standardı dosya kağıdına basılabilir. Bir çok Web sayfasının kağıda dökülmesi tasarımcının ilk olarak gözönünde tuttuğu husus değildir. Tasarımcı, çok metin unsuru yeralan sayfaların hemen hemen daima kağıda döküleceğini unutmamalıdır. VGA ekranı sağından soluna dolduran bir yazı, kağıda döküldüğünde, sağdan 2 santimetresini kaybedecek demektir. Browser programların Macintosh veya Windows ortamında tam ekran olarak gösterdikleri temiz alan farklıdır. Bu nedenle kayıp, 2 cm’nin altında veya üstünde olabilir.
Baskı bakımından kayba uğramayacak “tam ekran” ölçüleri Netscape Navigator ve Internet Explorer’da azami genişlik 535 pixel, azami yükseklik 295 pixel olarak planlanmalıdır. Buna karşılık basılması düşünülmeyen sayfalar 595'e 295 pixel olarak çalışılabilir.
Burada sayfanın uzunluğundan da söz etmek zorundayız. Bilgisayar ekranlarının sağındaki kaydırma çubuğu, ekrandan uzun bir içeriğin yukarı doğru kaydırılmasını sağlar. Özellikle firmanın Web alanı için önemli sayfaların bağlantıları, bir ekran dolusu içeriğin altında kalırsa, izleyicinin nerede ne gibi bağlantı olduğunu bilmediğini ve çok az kişinin ekranında sayfayı yukarı doğru kaydırdığı gerçeğini hatırlarsak, büyük bir ihtimalle ana sayfamıza kadar gelmiş bir ziyaretçinin bizim için önemli sayfalara gitmesini sağlayamamış oluruz.
Sayfamızı ekrandan uzun tutmaya karar verirken, izleyicinin sayfayı mutlaka kaydıracağından emin olmalıyız. Bir gazetenin haber özetleri sayfasını tasarlayan kişi, bundan hemen hemen yüzde 100 emin olabilir; ziyaretçi zaten haberi okumak için o sayfada bulunmaktadır ve haber ne kadar uzunsa, ekranını o kadar kaydıracaktır. Ama metin halinde bilgi verilmeyen buna karşılık tasarımcı için önemli bağlantılara yer verilen bir sayfanın, bağlantıların bulunduğu alt kenarı, tasarımcının bir yanlış hesabı sonucu ekranın 2 santimetre altında kalmış ise, bağlantıların orada olabileceğini tahmin etmeyen bir çok kişi, bu içi boş sayfaya bir kaç dakika baktıktan sonra mouse’ını Geri Dön düğmesine doğru sürmeye başlayacaktır.
HTML dilini kullanarak yaptığımız sayfaların, gazete dergi sayfası gibi statik olmadığını hatırlamamız gerekir. Adı üzerinde HTML, hypertext’e--ekranı yani birbirine sıçratabilecek hyper bağlantılar içeren metinlere--dayanmaktadır. Verilecek bilgiler ekranlar dolusu bir metin oluşturuyorsa, bunu bir ekranlık parçalara bölerek, ve parçaları birbirine bağlantılayarak, izleyicinin kaydırma çubuğunu kullanma zorunluğunu ortadan kaldırabiliriz. Verdiğimiz bilgi gerçekten çok uzunsa, örneğin bir şirketin yıllık mali raporunu Web sayfalarımıza koyacaksak, daha iyi bir teknik raporun yazı ve grafikleri ile birlikte kullanıcının bilgisayarına download edilmesi için bir bağlantı koymak olabilir.
Web’de Sayfa Düzeni
Mevcut Web sayfası tasarım programları, Quark Express, Corel Ventura veya Adobe PageMaker gibi sayfa tasarım programlarından çok daha az denetim imkanı getirmektedir. Bunun başlıca nedeni, kullanıcının bilgisayarı ile Web Server programının bulunduğu bilgisayar arasındaki iletişim protokolüne (HTTP) uygun bir iletişim sağlamak zorunda olan HTML dilinin karşı karşıya olduğu teknik zorluklardır. Ama bu zorluklar, bir taraftan HTTP protokolünde, diğer taraftan browser programlarının HTML’i yorumlayışlarındaki sürekli gelişme sayesinde, yavaş da olsa, giderek azalmaktadır. Şimdilik bazı zorluklar var diye, HTML sayfaların palyaço makyajı gibi olması da gerekmez. HTML ile yapılabilecek muhteşem tasarımlar vardır. Hele, HTML 4.0 sürümü ile sağlanan ve sayfalarda görsel birlik bağlamakta kullanılması gereken yerel STYLE kodu veya Cascading Style Sheet (CCS) adı verilen stil komutları dosyası oluşturma imkanı, görsel açıdan etkili HTML sayfalar yapmayı mümkün kılmaktadır.
Aşağıda, görsel açıdan arzu edilen etkiyi sağlamakta kullanılabilecek bazı HTML tasarım kolaylıkları sıralanmaktadır:
Renk
Bir Web alanının çeşitli sayfaları arasında görsel birliği, belki de diğer grafik unsurlardan daha fazla, renk birliği sağlar. Daima Macintosh sisteminin daha zengin renk skalası yerine Windows’un daha kısıtlı temel renklerini kullanınız. Windows 95 ile PC dünyasına da 256 renk içeren paletler gelmiş olmakla birlikte, Windows sistemi gerçekte 216 renk üretebilir. güvenli bir renk skalası, en az üç en fazla beş renk içermelidir. Bu renklerin Windows’ın sistem renkleri olmasına dikkat ediniz. Sistem skalasında yer almayan bir renk seçtiğiniz zaman, bu rengin hangi tür bilgisayar ekranında nasıl gösterildiğini mutlaka sınayınız. Sizin ekranınızda hafif bir sarı, bir başka bilgisayarın ekranında neon sarısı olabilir. İzleyicinin bizim arzu ettiğimiz rengi, arzu ettiğimiz tonda görmesini sağlamak için, sayfanın geri planına renklendirlmiş boş kutudan oluşan grafik yerleştirmek, sadece sayfanın aktarılmasını geciktirmeye yarar. Renk tonundan fedakarlık ederek, sayfalarımızın hızlı aktarılabilir olmasını sağlamalıyız. Netscape’in renkleri Hexadecimal sayılarla tanıdığı, buna karşılık Explorer’ın renkleri isimleriyle tanıyabildiğini unutmamak gerekir. Explorer da hexadecimal değerleri tanıyabildiğine göre, güvenli bir uygulama daima renklerini sayıyla ifade etmektir.
Ölçüler
Sayfanın kodlanması sırasında işi şansa bırakarak, ölçüleri yüzde olarak vermeyiniz; daima pixel olarak veriniz. Yatay olarak bütün unsurlarınızın genişliği, sayfanın izleyici tarafından kağıda basılacağını tahmin ediyorsanız 539 pixel’i, sadece ekranda seyredileceğini düşünüyorsanız 350'yi geçmemelidir. Bununla birlikte sayfada yatay veya dikey kaydırma çubuğunun çıkmasına neden olmayacak bir tasarımda, ölçülerin yüzde olarak verilmesi, büyük ekranı olan izleyicilerin teknik imkanlarından kendi lehimize yararlanmamızı sağlar.
Sütun
HTML, sayfayı sütunlara bölemez. Bu bakımdan sütunlu sayfa düzeni ya tablo ile, ya da grafik unsurların mutlak koordinatları verilerek yapılabilir. Mutlak koordinat yöntemi sadece browser programlarının 4.0'ncü sürümüyle uygulanabilir olduğuna göre, eski sürüm browser sahipleri, bizim sütunlar halinde görüleceğini sandığımız unsurları, alt alta dizilmiş olarak görebilirler. Tabloların kutularına arka plan rengi ve görüntüsü verebiliriz. Bu imkandan yararlanırken, sayfanın aktarılması hızını ne ölçüde yavaşlattığımızı hesaba katmalıyız. Tablonun her bir kutusunu, bağımsız bir HTML sayfası gibi ele alabilir ve içine metin ve grafikleri yerleştirebilirsiniz. Yeni sürüm browserlar, tablo kutusu içine yeni bir tablo bile kabul edebilirler. Tablo, etkili bir sayfa tasarımında güçlü bir araç olarak kullanılabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://buldunya.tr.gg

İnternet Sitesi Kurmak

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kütüphane :: Hazır Ödev ve DersLer :: Bilgisayar -